Bilimin gelişmesiyle beraber ortaya çıkan iletişim araçları

Gazete ve İletişim

Kitle iletişim araçlarının en eskilerinden biri olan gazetelerin ortaya çıkması için öncelikle matbaaların yaygınlaşması gerekmişti. Milattan Önce 6. Yüzyılda Çin’de icat edilen ilk matbaanın üzerinden 1300 yıl geçtikten sonra ilk basılı gazete Çin’de ortaya çıkmıştır. Haçlı Seferlerinden sonra Doğu Ülkelerinden alınan teknoloji, Batı’ya gelişmesi için mükemmel bir zemin hazırlamıştır.

15. Yüzyılda Gutenberg, metal harfleri kullanarak ilk kez matbaada kağıt basmıştır. Yeni olarak nitelendirilebilecek ilk gazete 1609 yılında basılmıştır. İnsanların haber almaya ve öğrenmeye olan isteği gazetenin zaman içinde üretimini ve işlevini de değiştirmiştir.

Telgraf ve İletişim

1792 yılında Claude Chappe tarafından temelleri atılan telgraf, temel olarak 2 konum arasında iletişim kurmaya yaramaktadır. İletişim açısından bakıldığında genellikle tren hatları üzerinde bulunan telgraf hatları kaynaktan hedefe kısa mesajlar gönderme prensibi üzerine kuruluydu. Telgrafın daha etkili kullanılabilmesinin yolunu açan Mors Alfabesi ise Samuel Morse tarafından oluşturulmuştur.

 Telefon ve İletişim

1875 yılında Graham Bell tarafından icat edilen telefon temel olarak sesi uzağa ileterek konuşmayı sağlayan bir araçtır. Kitlesel bir iletişim aracı değildir. Sadece alıcı ve kaynak arasında iletişimi sağlar. Bilimin gelişmesiyle beraber telefonlar da gelişmiş, sesin yanında görüntülü konuşma da günümüzde mümkün olmuştur.

Radyo ve İletişim

19. yüzyılın sonları, 20. Yüzyılın başlarına doğru icat edilen radyo, üretildiği ilk andan itibaren insanların dikkatini çekmiştir. Gittikçe iletişim yollarının önemli parçalarından biri olan radyo, alıcıyı da işin içine kattığı için çabucak benimsenmiştir.

Bir gazete veya dergiyi okuyan bir okur, aldığı bilginin dönütünü hemen veremez. Ancak radyoda canlı bir yayın yapılıyorsa programa bağlanabilir. Bu sayede daha etkili bir iletişimin önü açılmış olur.

Bilim iletişimde her zaman iyi amaçla kullanılmamıştır. Hitler’in Propaganda Bakanı Dr. Paul Joseph Goebbels bilimi, iletişimin bir parçası olarak en etkili şekilde kullanan insanlardandır. Hitler güçlendikçe Goebbels Almanya’daki bütün haber kaynakları üzerinde tam kontrol sağladı. Radyo, basın, yayın evleri, sinema, tiyatro ve tüm kültür-sanat faaliyetleri onun denetimi altındaydı.

Özellikle radyonun olanaklarını oldukça etkili bir şekilde kullanan Goebbels, insanların dikkati çekmeyi başarmıştı. İletişimin ögelerinden biri olan ‘kaynak’ ögesi yerine geçen ‘radyo’ alıcı sayısını bir anda yüzlerce kat artırmıştı. İnsanların bilime ve değişikliğe olan merakı dikkatlerini bu noktaya çekerek ister istemez onları propagandanın bir parçası haline getirmişti.

İletişimin daha hızlı yayılması için bilimin gelişmesine destek verilmiş ve ucuz radyolar üretilmişti. Bilim sayesinde teknolojinin herkese ulaşması, en uzak yerdeki insanları bile cezbetmeye ve bu iletişim döngüsüne dâhil etmeye başlamıştır.

1933 tarihli ‘sekizinci büyük güç olarak radyo’ başlıklı konuşmasında Goebbels, ‘‘radyo olmasaydı biz iktidara gelemez ve iktidarı etkin şekilde kullanamazdık’’

Üniversitelerin akademik araştırmaları desteklemek için bilimsel makaleleri ücretsiz yayımlaması, iletişim sayesinde çok uzak yerlerdeki insanların bile bilime bir katkı sağlamasını kolaylaştırmıştır.

iletisim-araclari

 

Yazar hakkında

merter

Tüm gönderileri gör

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir