Varoluşçu Felsefe Açısından Eğitim

Genel olarak varoluşçu eğitim anlayışı, özgürlükçülük, bireyselcilik ve bireyin kendini gerçekleştirmesi temalarına dayanır. Bu amaçla klasik eğitim tanımlarında işlenen “istendik davranış” kazandırma açısından toplum ya da otorite odaklı de­ğil; birey odaklılık söz konusudur. Varoluşçu felsefeye göre eğitim sistemlerinin amacı bakımından en temel görüş, çocuğu özgür birey olmaya teşvik etmektir. Eği­tim baskı unsuru olarak kullanılmamalıdır. Uzmanlaşmanın içsel gelişmeyi engel­lemesi nedeniyle aşırı uzmanlaşmaya karşıtlık vardır (Ercan, 008, s. 65). Ayrıca va­roluşculuk bir sosyal varlık olarak insanın toplum içinde ve insan ideali için eğitilmesine karşıdır. Varoluşçu anlayışa göre ölüm bize varolmanın ve yaşamanın de­ğerini göstermektedir. Yaygın bir deyimle kişinin yarın ölecekmiş gibi yaşaması ve hiç ölmeyecekmiş gibi çalışması ve kendini gerçekleştirmesi gerekliliktir (Ergün, 2006, 34). Varoluşçu felsefe sosyal organizasyon ve grup dinamizmine karşıtlığı nedeniyle bireysel güven duygusunun da geliştirilmesini amaçlar (Özyurt, 1999, s. 179). Varoluşçu felsefeye göre öğretim programlarında konu – içerik ve öğrenme- öğretme süreçleri doğal süreçler olmalıdır. Her nerede eğitim gereksinimi varsa, öğretici, öğrenen ve öğretilecek konu varsa, orada eğitim olasılığı vardır. Eğitim süreci doğal ve serbest olduğunda sonsuz bir boyutla ilgilenmek olanağı doğar ya­ni sınırsız bir program uygulanma olanağı bulunur. Varoluşçu felsefeye göre öğret­me öğrenme süreci de bütünüyle öğretim programı da dondurulmuş olamaz. Be­şeri konular merkeze alınarak insanın suç, günah, ızdırap, trajedi, ölüm ve nefret açıklamaları beşeri açıdan anlatılmaya çalışılır. Toplumsal olmaktan yerine birey­sellik ön plana çıkarılarak grup öğrenimi yerine bireysel farklılıklar odaklı çalışma­sı esastır (Ergün, 2009, s. 52). Öğretim yöntemleri bakımından probleme dönük ça­lışmalardan çok bireyselliği geliştirecek sanat ve düşün birlikteliği sağlayacak tek­nik ve yöntemlere yer verilmesi amaçlanır (Alkan, 1983, ss. 26-27). Varoluşçu fel­sefeye göre ölçme değerlendirme süreçleri açısından formal bir süreç izlenildiğini söylemek oldukça güçtür. Bununla birlikte öğrenenin kendi varoluşcu anlayışa gö­re ölçme değerlendirme sürecinde şu noktalara dikkat edilmesi beklenir. Bireyin kendini gerçekleştirip gerçekleştirmediği yoklanmaya çalışılmalıdır. Bireyin sezgi­ye dayaklığı ve özgür seçim yapıp yapmadığı belirlenmelidir. Sorumluluk duygu­sunu ve yaratıcılık becerilerini sınayan ölçme değerlendirme etkinlikleri oluşturul­malıdır (Sönmez, 2008, s.130).

Genel bir yaklaşımla varoluşçuluk felsefesinin eğitime yansımaları özgür birey, özgür toplum ilkeleriyle özetlenebilir. Bir yandan genel bir toplumsal birliktelik yerine bireyin kendini gerçekleştirmesi amaçlanmaktadır. Varoluşçu anlayış, öz­gürlükçü ve çağdaş nitelikler göstermekle birlikte; devletin egemenlik hakkı, ortak bilinç ve kültürlerin oluşturulması bakımından uygulamada ne derece gerçekleşti­ği önemli bir tartışma konusudur.

 

Yazar hakkında

merter

Tüm gönderileri gör